İkimizi Al da Gel -2 (Öykü)
1- İkimizi Al da Gel (2.Bölüm)
Ağlıyordu.
Göz yaşlarına sığınmış yarınlar yanaklarına teker teker atlayarak intihar ediyordu.
Donup kalmıştım.
Düşen her damla, kalbimde aniden açılan kabristanda bekletilmeden defnediliyordu.
Güçlükle toparlandım ve bir kaç tane yarının diğer yarınlara umut verebilmesi için titreyen sağ elimle çenesinden tutup başını hafifçe kaldırarak;
- Lütfen ağlama artık Yıldız, kavuşmamız imkansız değil; Bak o çok özlediğin, görmek iste-tediğin karşında oturan beni, sana getirdim. Birlikte kararlar alarak geleceğimizi inşa ede-ceğiz.
Sağ elinin avuç içiyle sol yanağındaki enkazı silerek kaldırırken mırıldandı:
- Gücüm ve inancım yok Mustafa.
- Benim de yok, böyle bir çaresizliği Allah kahretsin; gözlerin bana umut, varlığım sana cesa-
ret vermeli, bir yerden ayağa kalkmalıyız.
Aşk dolu gözlerle kalbimi yakarcasına baktı ve;
- Haklısın dedi içli içli, Denemekte fayda var.
Sonra başını önüne eğdi, avuç içleriyle yanaklarını kurutmaya devam etti.
Üç dakika, beş dakika...
Sonra başını kaldırdı, gülümsemeye çalıştı. Sağ yanağında ben, çıkan gamzesiyle bütünleşti.
Omuzlarına dökülen hafif kıvırcık saçlarını avuç içleriyle geriye verirken derin bir iç çekti. Eği-
lip yan tarafındaki sandalyeye bıraktığı gül desenli siyah omuz çantasını karıştırmaya başla-
dı. Hüzüne hüzün katan İbrahim Erkal çay bahçesinde çam ağacına asılı hoperlörden şehri çınlatırcasına bu kez 'Sen Aldırma' şarkısını söylüyordu.
Yorumlar -
Yorum Yaz